Faizsiz Sistem Hakkında

Faizsiz sistem nasıl işliyor?

Faizsiz sistemde, özel cari hesaplar veya katılma hesapları (kâr zarara katılma hesapları) ile toplanan fonlar Finansman Desteği, kâr zarar ortaklığı, Leasing ve Mal Karşılığı Vesaikin Alım-Satımı gibi fon kullandırma teknikleriyle reel sektöre geri dönüşü sağlanır. Bu metotlarla elde edilen kârın %80'i hesap sahiplerine katılma oranlarına göre dağıtılır, %20'si Kurum payı olarak ayrılır.

  • Finansman Desteği:
    İşletmelerin ihtiyacı olan her türlü hammadde, yarı mamul, mamul, gayrimenkul, makine ve teçhizatın yurtiçinden veya yurtdışından tedarik edilmesi, bedelinin müşteri adına satıcıya peşin ödenmesi ve müşterinin vadeli borçlandırılması işlemidir.
  • Kâr Zarar Ortaklığı:
    Belirli bir faaliyetin veya belirli bir parti malın alım satımı ve faaliyet kâr veya zararına, kurumla müşteri arasında önceden akdedilen oranlar dahilinde katılımı sağlayan ortaklıktır.
  • Leasing:
    Bir menkul veya gayrimenkulun kullanım hakkının (risk ve menfaatlerin) sahibi (lessor) tarafından belirli bir süre için ve belirli bir kira karşılığında bir kiracıya (lessee) verilmesi işlemidir.
  • Mal Karşılığı Vesaikin Alım-Satımı:
    Dış ticaret ve kambiyo mevzuatı çerçevesinde, katılımları bankalar ile fon kullanan arasında düzenlenecek yazılı bir akde istinaden, mal karşılığı vesaikin, katılım bankalarınca peşin satın alınması ve vadeli olarak fon kullanana daha yüksek bir fiyattan satılması işlemidir.

Paramı vadesinden önce çekebilir miyim?
Çekebiliyorsam; o güne kadarki kârpayını da alabilir miyim?

30 gün önceden ihbar etmek koşuluyla vadesinden önce para çekilebilir; fakat oluşan kâr hesap sahibine ödenmez, ilgili vade grubuna (havuz) intikal eder. Mevduatın tamamı çekilmemişse; kalan bakiye üzerinden vade bitiminde kârpayı tahakkuk ettirilir.

Türkiye Finans'ta nasıl cari veya katılma hesabı açabilirim?

Türkiye Finans'ın Şubelerinde, şubelerin olmadığı yerlerde muhabir bankalarımız şubelerinden masraf ödemeden, hesap türü, vadesi ve Türkiye Finans Şubesi belirtmek suretiyle cari ve katılma hesabı açabilirsiniz.

Hesaplarımdan nasıl para çekebilirim?

Türkiye Finans Şubelerinden, şubelerin olmadığı yerlerde muhabir bankalarımız olan T.Garanti Bankası, Akbank ve Finansbank şubelerinden masraf ödemeden, hesap cüzdanı ve kimliğiniz ile para çekebilirsiniz.

Türkiye Finans'taki hesaplarımdan nerelere, nasıl havale yapabilirim?

Türkiye Finans'taki cari ve katılma hesaplarınızdan, döviz ve Türk Lirası olarak, dünyanın her yerine havale yapma imkanına sahipsiniz.

Herhangi bir Türkiye Finans şubesinden diğer şubelere, hesaba ya da isme, Türk Lirası ve döviz havalelerini On-line olarak anında yapabilirsiniz.

Diğer banka şubelerinin tümüne Türk Lirası havalelerinizi EFT (Elektronik Fon Transferi) yoluyla yapabilirsiniz.

Dünyanın istediğiniz herhangi bir yerine ve istediğiniz döviz cinsindeki havalelerinizi SWIFT yoluyla ulaştırabilirsiniz.

Yurtiçi ve yurtdışı muhabirlerimizi kullanarak Türkiye Finans'taki hesaplarınıza da her türlü para transferini yapabilirsiniz.

Faizsiz sistemin dünya üzerinde örnekleri var mıdır?

Bugün dünya üzerinde 100’ün üzerinde Faizsiz Banka bulunmaktadır. Bu bankalardan 4'ü Türkiye'de olup "Katılım Bankaları" adıyla faaliyet göstermektedirler. Faizsiz Bankaların bulunduğu devletlere örnek olarak İsviçre, Lüksemburg, Danimarka, Filipinler, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Güney Afrika ve Bahama Adaları sayılabilir. Bununla beraber, Afganistan, Irak, Suriye, Yemen ve Libya gibi Müslüman olup da, Faizsiz Bankaya sahip olmayan devletler de vardır. Bünyelerinde faizsiz bankacılık birimi kuran bankalar arasında ise, Citibank, Union Bank of Switzerland, Kleinwort Benson, ANZ Grindlays, Goldman Sachs, United Bank of Kuwait ve Arab Banking Corporation sayılabilir.

Aslında Türkiye’de yaygın bir inanç olarak faizsiz finans kurumlarının Arap ülkelerinden geldiği düşünülür. Oysa ki, bu kurumlara ilişkin yasal alt yapı oluşturulurken İngiltere’de bu şekilde faaliyet gösteren bir kurumun anasözleşmesi aynen tercüme edilmiştir.

Katılım Bankalarının ülke ekonomisine katkıları nelerdir?

Katılım Bankalarının ekonomimize pek çok katkısı vardır. Finansal sisteme girmeyen fonları sisteme kazandırarak tasarruf sahibine kazanç sağlaması, gelir dağılımını düzenleyici etkileri, reel sektöre kaynak aktararak ekonominin büyümesine olan katkıları, kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin kayıt altına alınması, kurumlar vergisi, KDV, KKDF ve BSMV ödeyerek kamu maliyesine katkıları, reel sektörün doğrudan fonlanması sebebi ile istihdamın sürekliliği ve artışı ile sosyo-kültürel faaliyetlere katkıları sayılabilir.

Katılım Bankalarında mevduata güvence veriliyor mu?

5411 sayılı bankacılık kanunu ile tüm bankalardaki mevduatların 100.000 TL'lik kısmı TMSF güvencesi altına alınmıştır. Katılım bankaları da bankacılık sistemine dahil olduğu için aynı şartlar burada da geçerlidir.

Bu sistemde, bankalarda görülen faiz, açık pozisyon, kur riskleri gibi temel riskler var mıdır?

Katılım Bankaları, topladıkları fonları çalışma prensipleri gereği, faizli işlem yapılan bankalar arası piyasada ve bono-tahvil piyasasında değerlendirmemektedir. Dolayısıyla faizlerin kriz zamanlarındaki anormal yükselişleri bu kurumları etkilememektedir. Topladıkları fonların çok büyük bölümünü döviz hesaplarının oluşturduğu Katılım Bankaları bu fonları döviz ya da dövize endeksli olarak kullandırdıkları, yani topladıkları USD ya da EURO cinsinden fonları yine USD ve EURO olarak, TL fonları da TL olarak kullandırdıkları için açık pozisyon tutmamakta ve böylece kur riski de taşımamaktadırlar. Bu durum, esas aldıkları faizsiz finansman prensipleri itibariyle Katılım Bankalarındaki tasarruflar için fiili bir güvence oluşturmaktadır.

Bankalar yasasına tabi olmanın katılım bankalarına faydası nedir?

Kanunda yapılan bu değişikliklerle katılım bankaları faizsiz esasa dayalı BANKA statüsü kazanmıştır. Bankalar Kanununda yapılan yeni düzenleme ile; Bankalar Kanunu dışındaki kanunlarda ifade edilen, faaliyetler açısından çeşitli imkan ve kolaylıklar sağlayan “banka” ibaresi Katılım Bankaları için de geçerli olacaktır. Böylece, bu kurumlar tarafından verilen teminat mektupları ve çekler bankalarca verilenlerle aynı niteliğe kavuşmuş ve Katılım Bankalarına vergi tahsil yetkisi gibi çeşitli yetkiler de verilmiştir.

Faiz ile kâr payının farkı nedir?

Faiz, belirli bir miktardaki anaparanın belirli bir vadede, belirli bir oranda elde ettiği getiri olarak tanımlanabilir. Yani borç verenin (banka ya da özel kişi) vadeyi ve oranı belirlediği, alanın da kabul ettiği bir uzlaşma söz konusudur. Faizli uygulamalarda her iki taraf, üzerinde anlaşılan vade geldiğinde anaparanın dışında ne kadar vereceğini ya da alacağını bilmektedir.

Faizsiz çalışma esasına dayalı kâr payı ise, taraflarca belirlenen vadeye kadar ticari veya sınai bir ekonomik faaliyette kullanılan anaparanın elde ettiği kârın vadesi geldiğinde anlaşılan oranda taraflara dağıtılan kısmıdır. Tasarruf sahibinin Katılım Bankalarına yatırdığı para, bu kurumlarca sağlam ve verimli projelerde kullanılmak üzere yatırımcılara piyasa şartları içerisinde oluşan kâr oranları ile belirli bir vade için kullandırılır. Vade sonunda elde edilen getiri, yani kâr, % 80’i tasarruf sahibine, % 20’si kuruma olmak üzere dağıtılır. Görüldüğü gibi, faizin aksine kâr payı esasına göre çalışan sistemde anaparanın vade geldiğinde ne kadar kazandıracağı belirli değildir. Kaldı ki, kredilendirilen projelerden zarar edilmesi de ihtimal dahilindedir. Faizli sistemde ise bu mümkün değildir, vade geldiğinde önceden taahhüt edilen tutar mutlaka anapara sahibine ödenmelidir. Kısaca ve basitçe belirtmek gerekirse, kâr payı ile faiz arasındaki temel fark, faizde anaparanın vade sonundaki kazancı taahhüt edilirken, kâr payında kazancın destek verilen projelerin verimliliğine göre oluşmasıdır.

Katılım bankalarının sürekli kâr dağıtmalarındaki faktörler nelerdir?

Ülkemizdeki Katılım Bankaları 17 faaliyet yılı içinde zarar etmemişlerdir. Bu hiç etmeyecekler anlamına gelmemelidir. Katılım Bankaları her dönemde, değişik nitelikteki pek çok projeye destek olmaktadırlar. Dönem sonunda verilen kredilerin, yani destek verilen projelerin getirilerine bakıldığında, bazı projelerin beklenenden yüksek, bazılarının beklendiği gibi, bazılarının ise beklenenin altında kâr getirdiği hatta bazı işlerden zarar edildiği görülebilir. Fon desteği sağlanan projelerin çoğunluğundan kâr elde edilmesi durumunda, doğal olarak Kurumun katılım hesaplarına zarar dağıtması sözkonusu olmayacaktır. Ancak bu kurumların kötü yönetilmesi veya piyasalarda global krizin olması gibi olağandışı şartlarda, müşterilerinin hesaplarına zarar dağıtılabileceği de gözardı edilmemelidir. Neticede, bu kurumlar kâr/ zarar esasına göre çalışan ve yatırım yapan kurumlardır.

Mesela, Dar ül Mal El İslami'nin, 1982 sonundaki 8 milyon dolarlık kârına karşılık, altı ay sonraki kayıtlarında 28 milyon dolarlık zarar ilan ettiği, zararın temel sebebinin, düşük getiri sağlayan değerli metallere yatırım yapılması sebebiyle olduğu ve böylece 1983 yılında Dar ül Mal'in fon sahiplerine (ortaklarına) kâr dağıtamadığı bilinmektedir.

Katılım bankalarınca dağıtılan kâr oranlarınızın faiz oranlarıyla paralel olmasının sebebi nedir?

Katılım bankalarının dağıttığı kârların banka faiz oranlarıyla aynı olması sözkonusu değildir. Katılım bankalarının kendi içlerinde bile dağıtılan kâr oranları farklıdır. Kâr oranlarındaki küçük farklar bile toplamda büyük rakamlı sonuçlara götürür. Ülkemizde faaliyet gösteren katılım bankaları, topladıkları fonların büyük kısmını üretim desteği sağlama yani, işletmelerin üretim faaliyetinde ya da ticarette kullandıkları hammadde, mamül ya da yarı mamül ihtiyaçlarını kârşılama yöntemiyle kullandırmaktadırlar. Türkiye'de faaliyet gösteren katılım Bankalarının kullandırdıkları fonların %70-80'i üretim desteği, %5-10'u ise kâr-zarar (mudaraba) esasına göre yapılmaktadır. Üretim desteği esaslı çalışmalarda piyasada geçerli olan oranlardaki kâr oranlarından daha yükseğinin uygulanması mümkün değildir. Çünkü, toplam kredi hacmi içerisinde %95 paya sahip olan faizli bankalar piyasa fiyatlarını oluşturmada daha etkilidirler. Bu nedenle, Katılım Bankalarının uyguladığı plasman enstrümanları banka kredileri ile ikame edilebilmektedir. Yani, müşteri Katılım Bankalarının verdiği oranı yüksek bularak faizli bankalardan veya satıcılardan daha düşük maliyetle kredi kullanabilmektedir. Piyasada oluşan oranlardan daha yüksek kredi oranları oluşursa Katılım Bankalarındaki fonlar atıl kalabilecek tam ters bir durumda ise Katılım Bankaları zarar etmiş olacaklardır. Bu durum göz önüne alındığında, Katılım Bankalarının elde ettiği ve dolayısıyla tasarruf sahiplerine dağıttığı kâr paylarının neden bankalarca verilen faiz oranlarına yakın seyrettiği daha net olarak görülebilmektedir.

Çeklerle ilgili uygulamalarınız nasıldır?

Nakit taşımanın risklerini bilen müşterilerimizi bu sıkıntılarından kurtarabilmek için gerek döviz gerekse TL. çek verilmektedir. Şubeler, çek karnesi verme talebinde bulundukları şirketler için ticaret ünvanı, adres ve ticaret sicil no, şahıslar için baba adı, doğum yeri ve tarihi ile adresi, ayrıca hesap numaraları ile talep edilen çek karnesi koçan adedini Fon Toplama ve Bankacılık Hizmetleri Müdürlüğü’ne yazılı olarak bildirirler.

Şubeler, çek karnesi verirken, gerçek kişilerden;

  • İmza sirküleri,
  • Nüfus cüzdanı fotokopisi,
  • İkametgah ilmuhaberi,
  • Vergi levhası fotokopisi,
  • Esnaf sicil kaydı fotokopisi.

Tüzel kişiler içinse;

  • İmza sirküleri,
  • Nüfus cüzdanı fotokopisi (ortakların),
  • İkametgah ilmuhaberi (ortakların),
  • Vergi levhası fotokopisi ve
  • Ticaret odası kayıt belgesi fotokopisi almalıdırlar.
Yurt dışından kurumunuzda katılım hesabı açtırabilmek için ne yapmak gerekir?

Kurumumuz nezdinde Katılım Hesabı açtırabilmek için, paranızı bulunduğunuz ülkedeki bir banka şubesinden Türkiye Finans’a;

Amerikan Doları için, American Express Bank- New York

Frank (Euro) için, Commerzbank- Frankfurt

üzerinden gönderebilirsiniz. Türkiye Finans'ın uluslararası işlemlerde yazışmalar için kullanılan kodu (SWIFT code) AFKBTRIS’dir. Ayrıca, paranızı hangi şubemizde, hangi vadede katılım hesaplarımızda değerlendirmek istediğinizi belirten bir mesajı nüfus cüzdanınızın fotokopisi ile birlikte tarafımıza ulaştırmanız gerekmektedir. Bu mesajı mektup, faks ya da elektronik posta (e-mail) yoluyla iletebilirsiniz.

Müşterileriniz kimlerdir? Genelde belli bir kesimle mi çalışıyorsunuz?

Katılım bankalarının herhangi bir ideolojisi yoktur. Tasarruflarını Katılım Bankalarında değerlendiren insanların önemli bir kısmını tasarruflarını faiz ensturumanlarında değerlendrmek istemeyen kişiler oluşturmakla birlikte, yüksek getiri bekleyerek bu kurumlarla çalışmak isteyen müşteri sayılarında da önemli artışlar görülmektedir. Katım Bankaları, kuruldukları tarihten bu güne kadar ekonomik hayatın içerisinde bulunan ya da tasarruflarını faizsiz getirili enstrümanlarda değerlendirmek isteyen toplumun her kesimi ile din, dil, siyasi tercih, mezhep, etnik farklılık gözetmeden ticaretinde dürüst her kesimle çalışmışlardır.

Kâr dağıtım mekanizması nasıl çalışıyor?

Katılma hesaplarına dağıtılacak kâr belirlenirken, hesabın açılması, kurumca işletilmesi ve sonunda kâr veya zarar ilavesiyle çekilmesi safhalarında, ayrı ayrı değer ölçüleri kullanılır. Bu değer ölçüleri şunlardır:

  • Birim değer
  • Hesap değeri
  • Birim- hesap değeri

Birim değeri

Katılma hesaplarının Kurumca işletilmesi sonucu kâr veya zarar edildiğinde değişen bir ağırlık birimidir. Katılma hesaplarının oluşturduğu havuzun kâr-zarar gelişimini yansıtır. Kurumun katılma hesaplarına fon kabul ettiği ilk gün için 100 olarak alınan birim değer her gün veya hafta sonu, o gün veya hafta içinde elde edilen kâr veya zararın ilavesiyle yeniden hesap edilir ve bir sonraki gün veya hafta sonuna kadar geçerli olmak üzere ilan edilir.

Birim değer, kâr veya zarar kayıtları yapılan fondaki mevcut aktifler değeri toplamının bir önceki gün veya haftadaki hesap değerleri toplamına bölünmesi ile bulunur.

Fonun kâr etmesi halinde birim değer yükselir, zarar etmesi halinde ise düşer. Birim değerin yüksekliği fonun kârlılığını gösterir.

Halen faaliyet gösteren Katılım bankalarında birim değer haftalık olarak hesaplanmaktadır.

Hesap değeri

Katılma hesabı fonlarına para yatıran kişilerin bu fonda mevcut aktiflere katılma oranıdır. Bu, her bir hesap için, hesaba para eklendikçe değeri artan, çekildikçe azalan bir katsayıdır. Yatırılan paranın hesap değeri o günkü birim değere bölünerek bulunur. Bu katsayı, kâr- zarara katılma belgesinde gösterilir ve her hesaba para yatırıldığı ya da hesaptan para çekildiği zaman belge üzerinde yeni hesap değeri yazılır. Fonda hesabı olan kişilerin hesap değerlerinin ayrı ayrı toplamı "hesap değerleri toplamı" nı oluşturur.

Birim-hesap değeri

Birim değer ile hesap değerinin çarpılması sonucu bulunan ve katılma hesabı akdi sahibinin üzerinde hak iddia edebileceği meblağı gösterir.

Hesabın açıldığı gündeki birim-hesap değeri, haliyle hesabın kendisine eşittir. Fonun işletilmesi sonucu kâr elde edildiğinde birim değer yükseldiğine gore bu yeni birim değerin, hesap değeri ile çarpımı sonucu bulunan yeni birim- hesap değeri, fon sahibinin vade sonunda hak iddia edebileceği meblağı yani yatırdığı para artı kârını gösterir.

Örnek 1:
Bir müşteri Kurum nezdinde açtırdığı katılma hesabına 1.000.000 TL yatırmıştır. Paranın yatırıldığı gün geçerli olan birim değeri 100 ise,

Hesap değeri = 1.000.000 / 100 = 10.000
Birim-hesap değeri = 10.000 * 100 = 1.000.000 TL

Örnek 2:
Fonun işletilmesi sonucu kâr ettiğini ve birim değerin 105 olduğunu varsayalım. Bu durumda vade sonunda;

Hesap değeri = 1.000.000 / 100 = 10.000
Birim-hesap değeri = 10.000 * 105 = 1.050.000 TL.
Yani, müşteri vade sonunda 50.000 TL kâr etmiştir.