Navigasyonu görüntüle İçeriği görüntüle

İnsanlar arasında sosyal adaletin sağlanması tarih boyunca büyük bir sorun teşkil etmiş ve üzerinde sürekli tartışılan bir konu olmuştur. İslamiyet’in doğuşuyla birlikte sosyal adalet kavramı gittikçe kuvvetlenmiş, Peygamber Efendimizin yönlendirmeleri sonucunda birçok vakıf kurularak toplumsal barışın sağlanması amaçlanmıştır. İlerleyen dönemlerde İslamiyet’i seçen toplum ve devletlerle birlikte vakıf kültürü gittikçe yaygınlaşmış ve Osmanlı Devleti döneminde sosyal adaletin ve toplumsal barışın sağlanması için en önemli unsur haline gelmiştir. Yüzyıllarca vakıf adı altında çalışmalarını sürdüren bu kurumlar, günümüzde daha çok sivil toplum kuruluşlarına dönüşmüşlerdir.

Vakıflar Osmanlı toplumunda oldukça ön planda olmuş, sağlıktan eğitime, ticaretten bayındırlığa kadar sosyal hayatın hemen her noktasında kendini hissettirmiştir. Vakıflar halk tarafından o denli benimsenmiştir ki; Anadolu’nun küçük kentlerinde bile onlarca vakıf kurulmuş ve sosyal adaletin sağlanması için önemli katkılarda bulunmuştur.

Hayatın içine hemen her alanda giren Vakıfların bir kolu da ticari yaşamla iç içe olan Para Vakıflarıdır... İnsanların borçlanma ihtiyaçlarını karşılamaları için kurulan bu vakıfların çalışma usulleri, faiz hassasiyetinden ötürü İslami açıdan sorgulanmıştır. Zamanın ileri gelen ulemasının ciddi tartışmaları sonrasında çizilen sınırlar içerisinde para vakıflarının faailiyet göstermeleri uygun görülmüş ve birçok kişi bu vakıflar üzerinden edindikleri kaynaklar ile ticari yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Para vakıfları kuruluş dönemi sıkıntılarını aşıp, ulemadan onay aldıktan sonra yaygılaşmış ve yirminci yüzyıla kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. 1950’li yıllara kadar çeşitli adlar altında çalışmalarını sürdüren Para Vakıfları daha sonra yapılan yasal düzenlemeyle banka çatısı altında toplanmışlardır.

Prof. Dr. Tahsin Özcan tarafından kaleme alınan “Vakıf Medeniyeti ve Para Vakıfları” adlı kitabımız Vakıf Medeniyeti’nin tarihsel gelişimi, Osmanlı Devleti’ndeki vakıf anlayışı ve Para Vakıfları hakkında kapsamlı bilgiler içeriyor. Zevkle okuyacağınızı düşündüğüm bu eserde çok ilginç ayrıntılar da sizlere sunuluyor: İslam dünyasında ve özellikle Osmanlı toplumunda geri plana itildiği söylenen ve ekonomik hayatın dışında bırakıldıkları iddia edilen kadınların Osmanlı Devleti’ndeki vakıfların yüzde 40’ının kurucusu olmaları; Para Vakıfları’ndaki bazı uygulamaların günümüzün “mortgage” sisteminin temelini oluşturmaları; Karz-ı Hasen ve Mudarebe gibi dönemin bazı finansal enstrümanların günümüz Katılım Bankacılı sisteminde yer almaları bunlardan sadece birkaçı...

Türkiye Finans Kültür Yayınları’nın ikinci eseri olan ve geçmişten günümüze ışık tutacak, bu eserin kütüphanelerimizde önemli bir yere sahip olacağına inanıyor, yüzyıllardır hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan vakıfların toplumsal barışın devam ettirilebilmesi için her daim yaşamlarını sürdürmesini diliyoruz.

Geri